Jack Rabbit Slims Twist Contest’teydim!
Cuma akşamını boş geçirmek istemedim ve Jack Rabbit Slims Twist Contest izlemeye gittim. Sahnede Vincent Vega ve Mia Wallace vardı. İnanılmaz güzel dans ettiler ve yarışmayı onlar kazandı.
Cuma akşamını boş geçirmek istemedim ve Jack Rabbit Slims Twist Contest izlemeye gittim. Sahnede Vincent Vega ve Mia Wallace vardı. İnanılmaz güzel dans ettiler ve yarışmayı onlar kazandı.
Birkaç gündür sesimin çıkmadığını düşünüyor olabilirsiniz. Haklısınız… Daha önce bahsedemediğim için üzgünüm. Ancak anlatacaklarımla mazeretimi mazur göreceğinizi umuyorum.
Bugün aldığım bir e-postada, Pavlov’un köpeği için bir isim çalışması yapmam gerektiği yazıyor. Ücreti dolgunmuş. Vikipedi’den aldığım bilgi şöyle:
Sınavdan çıkınca telefonum çaldı. Arayan Abraham Lincoln idi. Beni cumartesi günü “Our American Cousin” adlı oyunu locadan izlemeye davet etti. Oyun Ford Theatre’da sahnelenecekmiş. Ben “olur, sınavım olmazsa geleyim” diyerek telefonu kapattım.
Bunu anlatmazsam uyuyamam. Sıcaktan eridiğim yaz aylarından birinde, bisikletimle gezdiğim sırada yol kenarında yaşlı bir teyze gördüm. Uzaktan beni görünce el etti. Biraz çekindim açıkçası. Yanına yaklaştım ve anlamadığım bir dilde konuşmaya başladı. Anlamadığımı söyledim ama o da beni anlamamış olacak ki, taramalı tüfek misali o iç gıcıklayan sesiyle bana …
Yorgun argın işten çıktım. Günün bittiğini hava kararınca anlıyorum. Gün biter de gece başlamaz mı! Gündüzü ezince nasıl da seviniyor gece! Aman değmeyin keyfine… İşten çıkmadan bir telefon aldım. Arayan Nietzsche idi. Bilinmeyen numaradan aradığı için tanıyamadım önce. Sonra aklım başımdan gitti. Aynen şunu dedi: